YARATILIŞ, BAŞLANGIÇ, OBSEDÖRLER VE HAKİKATİN AÇIKÇA BELİRGİN OLUŞU BİLGİSİ
YARATILIŞIN İÇERİĞİNDEKİ DÜŞMANCIL BİLGİLERİ BİLDİREN BİLGİ
BU BİLGİ DIŞARININ SAHTELİĞİNİ VE YALANINI BİLDİREN VE KESİNLİKLE ÇOK ZARARLI OLDUĞUNU AÇIKLAYAN ETKİSİ VE ÇALIŞMASI İLE BULUNUR.
YARATICI KUDRETLER YALANI İLE OYALANAN YARATILIŞ KAVRAMININ İÇ YÜZÜ YASASI
Varlık olarak bir hal içinde olan herkesin mutlaka karşılaşacağı soru ve meraklandandır yaratılış bilgileri ve sebepleri ve bu konu, varlıkları kandırmanın, oyalamanın, aldatmanın en kolay yolu olarak, en ikna edici sebepleri içinde bulundurarak şeytani, obsedör ve olumsuz eylemleri kendisine yaşam tarzı olarak belirlemiş olan varlıklar tarafından kullanılır. Yaratıcılık kavramı kendisini yaratan şeye karşı yaratılanların koşulsuz bir inanç ve güven duymasına neden olmaktadır, yoksa neden yaratsın, yarattı ise benim için iyilik odur şeklinde saçma sapan bir bilgi onları ele geçirmiştir ve bundan çıkmak için çok uzun uğraşlar vermek zorunda kalacaklardır. Kendi kendine oluşmuş olan bir var olma halinin içinde, kendini yüzyıllar boyunca tanımakla ve bu sırada geçen zaman içinde yeni ve başka kendiliğinden oluşan şeylerin çoğalması ve bir var olma hali yaşanarak neden, nasıl, biz neredeyiz gibi soruların bile akıllarına gelemeyeceği şekilde bilgiden ve akıldan uzak milyar hatta çok daha uzun zamanlar boyunca varlık hali gösteren enerjiler, yani bir şey olarak ortaya çıkan ve sonrasında kendisini bilgi ile ifadelendirip yine kendisini bir etki ortaya çıkaran enerji haline sokan varlığın bu durumuna enerjiler diyerek, toplumları, akabinde yaşamları, istekleri, varlıkları, ve uzayıp giden bir yaratılış gerçeğini oluşturmuştur ve bu yaratılışın içinde bir yaratıcı kudret yoktur ve kendiliğinden oluşmak denilen bir eylem bütün yaratıcıların önünde set gibi duracak bir gerçek olarak ifade edilebilir. Bir şeyin kendiliğinden oluşması konusu neden olamaz ki... Ortam, şartlar, olaylar mümkünse, yoktan var edebilme imkanını bulan Vil Solivyes yaşam halinin bu durumu kendiliğinden oluşumunda gayet mümkün olabileceğini ispatlar nitelikte... Böyle bir yaratılış, akabinde kendiliğinden oluşan enerjilerin, yani sonrasında olan varlıkların kural,şart, medeniyet bilmeden ve kendince doğru bildiği gerçeklerle yaşamayı O'na faydalı gibi gösterecek bir anlayışla varlıkların yaşamlar kurmasına neden olmuştur ve kim kime dum duma bir düzen içinde, haklı haksız, bilgili cahil, tuttuğunu koparan varlıklar neyi neden yaptığını bilmeden birşeyleri yapmak fiilinin içinden çıkamamaktadırlar.
O şeyleri yapmanın etkisinde o kadar kalmışlardır ki, nedenleri sorgulamak hiç akıllarına gelmemiştir. Oysaki yaşadığı bütün sahtekarlıklar dürüstçe bu soruyu kendisine soranlar için aydınlanır ve yaratıcı kudrete nedenlerini sorgulamadan inananların durumuda böyledir. Bir kere bir yaratıcının olmasının bir önemi neden var? Diyelim ki var...E banane... Benim yanımda olana bakarım, ailem yanımda, sevdiklerim, demek ki o değilmiş, gitsin o zaman, beni yaratmış, noluyo ki, yapmasaydı, ben mi yap dedim, hem bıraksın beni bu kadar zorluk yaşayayım hemde sonra ona deli gibi inanıp dualar edeyim, ay sonra tanrım vah, allah mah, ay çok saçma, ay gitsin, çok gereksiz, tanrı,allah, yaratıcı kavramlarının bir varlık için önemi olması konusu saçma, çünkü beni yaratması demek benimle ilgili bir hak sahibi olduğu anlamına gelmez, bende bir enerjiden varlık oluşturabilirim ve O özgür irade sahibi olursa artık kendi hayatı vardır, ben O'nun için hatırladığı kadarı olurum, niye bana dua etsin, inansın, koşulsuz güvensin, ya ben yoldan çıktıysam,ay ne kadar tehlikeli... Dolayısı ile bu tanrı, allah, yaratıcı konuları çok tehlikeli ve varlıkları yok oluşa sürükleyen konulardır ve ardında hiç bir önemi olmayan, zaten öyle bir olayın olmadığı, kendi kendine oluşumla bir var olma haline kavuşan yaratılıştan meydana geldik...
Ay tanrı dediğin, düzenleyici, sevgi dolu, birleştirici, kötülüğü yok edici, zor durumlarda yardım eden, her yerin inanılmaz güzellikte mekanların olduğu yerler söz konusu olduğu zaman ve bu yerlerde en ufak bir olumsuzluk söz konusu olmadığı zaman belki, acaba mı diye düşünülebilir, oda ortaya çıkmıyorsa yine inanılmamalı, yani bu konu çok saçma, olsa bile tanrı, normal bir varlıkta bir farklı olamaz ki. Ayşe ile tanrı sıfatını kendine yakıştırmış olanın bence değeri aynı, hiç bir farklı yok... Ay o ilk miş..aaa iyi o zaman bende 1.575.457. ci yim. ay ikiside sayı ve ikiside bır sıra numarası..:)) Çok saçma çok...
Diyeceğim o ki, varlıklar zaten Vil Solivyes yaşam halinde yaratıcı, tanrı, allah gibi saçma sapan şeylere kesinlikle inanmazlar ve bu konular artık açılmamak üzere kapanmıştır bile. Ve tüm varlıklar ve Vil Solivyes, sadece kendilerine, varoluşlarına, annelerine, kardeşlerine ve yasalarına inanırlar. Bunların dışında inanmaktan doğan bir bilgi varlıklarında söz konusu olamaz. Bütün inanç konuları bu ana maddelerin başlıkları içeriğinde genişler ve bu maddelerin dışına kesinlikle çıkamaz. Vil Solivyes yaşam halinin dışında mevzu bahis olan bu konu, son kez anılarak ve bilgi ile belirtilerek iyice anlamsızlığı ve saçmalığı belirtilip hiç bir zaman ortaya çıkmaması adına hazırlanmıştır ve tanrılar, allahlar, yaratıcılar her zaman ama her zaman obsedör, şeytani ve benzeri organizasyonların parçalarıdırlar. Olmadığı halde birilerini yarattığını iddia etmenin altında O'na yardımcı olmak niyetinin yatmadığı çok açık...
Yanılgı alanında bir zamanlar tanrı masalına obsedörlerin oyunları nedeni ile inanmak zorunda kalan Vil Solivyes ile tanışmaya her gün bir tanrı geliyordu ve hepsi kendisinin tanrı olduğunu iddia edip sonra arkalarındaki obsedörler ortaya çıkıyordu... Çok trajıkomik, saçma, anlamsız ve dayatılan bir inanç hali olarak herkesin biran önce kurtulması gereken bir gaflettir.
Ay bu konu çok baydı beni... Yok iste bitti.
İleride bilgilerimiz kesinlikle böyle saçma bir konuyu gündem yapacak şekilde gelişemez, yasa var ayol, etkisi var yani...
Kendini yaratan bir oluşumun olması ile ve bu yaratılma sürecinin mecburi, zorunlu olarak yaşanıyor olması ilk yaratılma olayını kilitlemiştir ve son derece muazzam bir sonuç ortaya çıkarak öğreneni memnun ve hayretler içinde bırakmıştır. Ancak böyle olabilirdi şeklindeki tanımlama, hakikatin kendisine oldukça yakışır bir yorumdur. Yani gerçeklerde bu sahtelikleri yok edecek kadar felsefi, mantıklı, doğru ve iç rahatlatıcı bu konuda... Bu yüzden zaten obsedörler cirit atıyor ve bu yüzden son derece bağımsızca davranıyor herkes. İnandıkları gibi bir yaratıcı olsaydı, tüm bunlar zaten olmazdı. Bu yaşananların bu kadar başı boş olmasının nedenide, yaratılışın kendiliğinden oluşumla meydana gelmiş bir hiçlikten olması ile ilgili. Herşeyi ortaya çıkan oluşuma, varlığa bırakıyor, kalıyor. Sonrası artık sadece onları ilgilendiriyor, kendi yaşamı ile ilgili varlıkların kendisinden başka ilgilenebilecek hiç kimse, yer, alan yok. Bir kontrol merkezi, idare mekanizması yok.
Tüm sorumluluk sorumluluğun ne demek olduğunu anlayanlar için sadece kendisinde olan bir kavramdır.
Bu bilgi, bu açıklayıcı bilgileri içeren yapısı ile gereken şekilde çalışır.